Duygu Ersen Resmi Web Sayfası

The Official Web Page

Sınırlar

Kasım19

“Sen benim en kıymetlimsin

En güzel vazgeçilmezimsin

Sen benim en kıymetlimsin

Sevmekle bitmeyenimsin

Sen benim hakikatlimsin

En derin en içimdesin”

 

Her insan hayatında bir kere kendisine bu duyguları yaşatan aşkı yaşar.

Bu duygunun sonu acıdır genelde; sevdiğine kavuşamadığın ya da imkansız olduğu için en değerlidir.

Kazara olur da kavuşursan, o kişi senin en değerlin değildir artık; kazanmışsındır ama değerini kaybetmiştir… Çünkü senin olmuştur:)

Çoğu insan aşık olduğu kişiyle evlenmemiştir… İçki masalarında, efkarlanınca (arka fonda “Sevemedim Karagözlüm” çalar) rakının vazgeçilmez mezesi olur yarım kalan aşklar… Karşımızdaki sevdiğini efkarlı efkarlı anlatırken, uzaklara dalar büyülenmiş bir şekilde dinler üzülürüz bu gençlik hikayesine… Aslında öyle gözümüzde büyüttüğümüz gibi kutsanmış bir hikaye değildir dinlediğimiz… Kavuşamamanın verdiği büyüdür onu özel ve kutsal kılan.

Beraber mutlu olmayı beceremiyoruz…

İnsanın doğasında olan aidiyet duygusu çok tehlikeli bir şey aslında!!!

İçimizde varolan aidiyet duygusunu yönlendirmeyi, doğru kullanmayı bilemiyoruz.

Sevmek ile sahip olmayı,

İhtiyaç duymakla muhtaç olmayı,

Uyum sağlamakla ödün vermeyi

Yanında olmakla arkasında, önünde gölge olmayı birbirinden ayıramıyoruz…

Bu dört maddenin arasındaki ince çizgiyi koruyamıyoruz aşık olunca…

Severken birden boğar gibi, evcil hayvanımıza hükmeder gibi sahiplenmeye başlıyoruz. Hayatı iki taraf içinde zorlaştırmaya başlıyoruz farkında olmadan. Varlığının yarattığı heyecana /enerjiye ihtiyacımız varken; nefes almak için muhtaç hale geliyoruz.

“Onun hayatına uyum sağlamaya çalışıyorum” bahanesi adı altında ödünler vermeye başlıyoruz benliğimizden…

Yanında olduğumuzu sandığımız çoğu zamanlarda sevdiğimizin önünde ya da arkasında gölge gibiyizdir aslında…

Yanında DURmayı bilmek çok zordur…

Özet şu ki; beraberken bu sorunlar kaçınılmazdır. Bu sorunlar yaşanmaya başladığı an “son” da kaçınılmazdır.

Duyguları beraber yaşayıp tükettiğin zaman ne büyü kalır ne de o deli dillere destan aşk.

İlişkiye dair yaşanacak her evre beraberken yaşanılır ve biter; sonrasında hakkında konuşulacak bir şey kalmaz.

Peki ya sevdiğinle bir şey yaşamamışsan???

O zaman hayallerin sınırı yoktur…

En büyük, an çılgın aşk seninkidir:)

Şu an yanında olsa, onun için yapamayacağın hiçbir şey yoktur:)

Hayallerin senaristi hep Polyanna’dır… Mutsuz ve sonu hüsranla biten hayal yoktur:)

Bu yüzden kavuşulmamış her aşk, dillere destan birer kara sevdadır…

 

 

 

 

 

posted under Genel | No Comments »

10 KASIM

Kasım9

 

Sayfamı takip eden herkes farkına varmıştır; ben olaylara farklı açılardan bakıyorum hep. Her olumsuzluğun olumlu yanlarını görmek gibi bir kabiliyetim var.

Son günlerde hepimiz en coşkulu özgürlüğümüzün elimizden alınmasından, saat kısıtlamasından şikayet ediyoruz!

Bırakın bizden olmayan, bizim heyecanımızı,coşkumuzu,üzüntümüzü paylaşmasın…(Daha doğrusu paylaşır gibi rol yapmasın)

Mustafa Kemal Atatürk onların Ata’sı değil ki bugün bizi anlasınlar…

Bugün bizim gibi duygulanıp bir kez daha gururlansınlar…

29 Ekim onlar için bir anlam ifade etmiyor; doğru…Onların Cumhuriyet’i yok ki, bizim gibi coşkuyla kutlasınlar…

Biz kendimiz kutladık; çokta iyi yaptık.

Kendileri de gördüler başımızda “baş” olmadan çok daha “BİZİZ/İYİYİZ ve FAZLAYIZ”

Şimdi siz kutlamasanız da, anmasanız da olur:)

Onlar yarın var olmayacaklar ama biz YARINLARDA DA VAR OLACAĞIZ…SEN RAHAT UYU ATAM…

 

posted under Genel | No Comments »

Yorumlamanın Gücü

Kasım4

Benim hayatımda birçok şey planladığım gibi olmaz…

Ama planlamadıklarımda çok güzel oluyor:)

Hayatı kaçırdığımız nokta burada başlıyor bence. Planlarımız bozulduğu zaman dünyamız yıkılıyor karamsarlığa kapılıyoruz. Bir plan yapınca her şeyi onun üzerine inşa ediyoruz. O zamanda bir yerde olan en ufak bir aksaklık domino gibi her şeyi ardı ardına bozuyor. Aslında bozulan bir tek şey iken, bütün planları tek bir olay çevresinde ilerleterek her şeyi bozan aslında kendimiziz!!!

Hayatı kaçırdığımız nokta budur dedim ya; bir planımız bozulduğunda, bir şey yolunda gitmediğinde ilk tepkimiz, bozulan şey için üzülmek karamsar olmak. İsteğimizin dışında yol alan her şeye negatif gözle bakıyoruz; haliyle değişen yeni durumun bize olumlu olan yanlarını göremiyoruz.

Farklı pencerelerden bakmayı, risk almak olarak yorumluyoruz. Oysa bir plan yaptıysak ve bu bizim düşündüğümüz yönde ilerlemiyorsa eminim ki ilerlediği yönde bize hitap ediyordur…

Sırf bizim istediğimiz doğrultuda ilerlemediği için bencilce yorumlayıp lanet etmeden,  bu değişen durumun bizim lehimize olan kısmını görmeliyiz. Böylece hem daha pozitif ve mutlu bir birey olur hem de olayların tıkandığı yerde hayatı kaçırmamış oluruz.

Fırsatlar; biz fark edebildiğimiz sürece karşımıza çıkar…

Fırsatlar; bizim olayları yorumlayışımız ve olaylara baktığımız açıyla doğru orantılıdır.

Bunu bir deney gibi düşünün: bir negatif olguyu 2 farklı deneğe sunun; birinin bu olay negatif, diğerinin ise pozitif yorumlamasını isteyin. Mesela hayatta başımıza gelecek en kötü şeylerden biri,bir yakınımızı, sevdiğimizi kaybettiğimizi düşünün…Negatif denek; hayata küser, bu talihsiz olay  sadece onun başına gelmiş gibi kaderine lanet eder, hayattan zevk almayı, mutlu olmayı kendine haram kılar.

Pozitif denek ise; er ya da geç bir gün hepimizin bunu tadacağını bilir. Kaybettiği kişiyi acısında, hatırasında saklar. Yaşamamın sadece nefes almaktan ibaret olmadığını bilip hayatına devam eder.

Başka bir örnek düşünürsek;  maalesef hemen hemen her gün haberlerde bir intihar olayı izliyoruzL İşleri kötü giden ya da iflas eden bir iş adamının intihar edip arkasında bin bir soruna mirasçı olan bir aile bırakması mı yoksa yaşadığı durumun her türlü zorluğuna rağmen, ailesinin ve kendinin sağlığına şükredip her şeye sıfırdan başlamaya çabalaması mı mantıklı?

Var olan durum ya da sorun sadece ilk anda çok karmaşık ya da çözümsüz görünür. Sakin ve farklı açılardan düşünüldüğü zaman çözülmeyecek hiçbir sorun yoktur.

posted under Genel | No Comments »

Takvim

Kasım 2012
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  
My Great Web page
HTML hit counter - Quick-counter.net