Duygu Ersen Resmi Web Sayfası

The Official Web Page

Lohusa nedir? Neden olunur?

Ağustos26

Son zamanlarda lohusalık kavramı unutulduğu için hatırlatmak istedim.

“Doğumdan sonraki 6 hafta lohusalık olarak adlandırılır. Bu dönemde gebeliğin kadında yarattığı fizyolojik ve psikolojik değişimler gebelik önceki haline döner. Her organ ve sistemin gebelik öncesi haline dönmesi farklı zamanlar alır. Bu nedenle halk arasında “lohusanın mezarı 40 gün açık kalır” sözü yaygın olarak kullanılır. Bu söz gerçekleri yansıtmaktadır. Çünkü doğum ve lohusalık döneminde ortaya çıkan hastalıklar hayatı tehdit eder boyutta olabilir.”

Lohusalık dönemine ilk ihanet İngiliz kraliyet ailesi gelini Kate Middleton’dan geldi. Doğum yaptıktan hem de normal doğum yaptıktan sadece birkaç saat sonra bir kolunda bebeği, diğer kolunda eşi ince topuklu ayakkabılarının üstünde halkı selamladı. Doğumdan sadece birkaç saat sonra kusursuz görüntüsüyle halkı şaşırtan Düşes yeni bir akımın öncüsü oldu:)

Şimdi moda bu

Gün geçmiyor ki yeni bir moda peydah olmasın! Düşes Kate Middleton’dan sonra ünlü anneler bebekleri ve fiziklerini yarıştırma savaşına girdiler adeta… Ünlü dünyasında yeni doğum yapan annelerin göbeklerini açıp hiç doğum yapmamışçasına değişmeyen fiziklerini sergiledikleri bebekleri ile resim çektirmeleri moda oldu.

Son günlerde magazinler, 3.5 hafta önce Amerika’da ikiz bebeklerini dünyaya getiren Alman oyuncu Wilma Elles ve Ceren Hindistan’ın doğumundan 20 gün sonra bebekleri ve düm düz karınları ile verdikleri pozlarla çalkalanıyor.

Biri lohusalara ve lohusa adaylarına açıklasın lütfen: doğumun zor olanı makbuldür. En zor, en acılı, en uzun sürede gerçekleşen doğum kutsaldır. Zor olmasa bile, dilden dile anlatılarak zorlaşan doğumda anne yüceltilir. Zorluk doğumun fıtratında var:)

Kadınlar için doğumun zor olanı; erkekler içinse askerliğin zor olanı makbuldür.

Kadın doğumda, erkek askerde kahramanlığı gösterir!!!

Erkeklerin bitmek bilmeyen tek sohbetleri askerlik anılarıdır. Askerlik anılarını anlatılırken en zor şartları kendisinin yaşadığını ispatlamak için birbirleriyle yarışırlar adeta…

Sırf anlatabilecek bir asker hikayesi olsun diye, bedelli askerlik yapan erkekler bile bankada beklediği sıralarla övünür oldu:):):) Erkekler bedelli askerlikle bile prim yapmaya çalışırken kolay doğum modası ne ya… Ben şimdiden lohusalık döneminde ne yapacağımın, eşimden ne isteyeceğimin, nasıl naz-kapris yapacağımın hayalini kurarken bu magazinsel resimleri hiç  doğuma uygun bulmuyorum:)

Bırakın bu moda ünlüler arasında kalsın bayanlar… Varsın bu modaya biz uymayalım…

Biz keyifle lohusalık döneminin tadını çıkaralım:) 40 gün yatalım, dinlenelim gelecek uykusuz geceler için enerji toplayalım. Ölçülü oranda naz yapıp son kez şımarmanın tadına varalım. Ne de olsa anneye özel, kadına en özel  olan dönemi tadını çıkara çıkara yaşayalım…

 

 

posted under Genel | No Comments »

Eğ/vlenin:)

Ağustos17

Yine bir yaz mevsimi son bulmakta, nam-ı diğer evlenme mevsimi de diyebiliriz:)  Profiller gelinlikli- damatlıklı resimlerle doldu, soy adlar değişti, bütün kış her bir detayı için uzun uzun uğraşılan düğünler oldubitti. Her bir hafta sonumuz düğün eventleriyle doldu, o kadar ki birçoğumuz eş dost düğününe katılmaktan tatile gidemez olduk:)

Diyetisyenlere gidildi, spor yapıldı istenen kilolara ulaşıldı:) saçlar gelin başına göre renk/ model aldı. Bin bir zorlukla düğün yerine karar verildi. İki aileye uygun tarih belirlendi. Bilmem ne teyzenin sevmediği, bilmem ne amcanın çok sevdiği yemekler göz önüne alınarak menülere karar verildi. Domino hassasiyetinde oturma düzeni yapıldı. Bu arada sayısız kez gelinlik provasına gidildi. Milyonlarca davetiye örneği arasından tarzınıza en uygunu seçildi. Nikah şekeri/ lavanta demode oldu diye davetlilere dağıtılacak opsiyonlar arandı. Giriş müziğindn ilk dansa, çiçek atmadan gecenin finaline kadar tüm şarkılar özenle hazırlandı.

Kendimizi giydirdiğimiz yetmiyormuş gibi konsepte göre sandalyeler de giydirildi. Fotograflar için mesaj dolu aksesuarlar itinayla seçildi. Bütün bunların yanında, hemen hemen mini bir düğüncük olan kına gecesi de organize edildi.

Bu evlilik olayı toplumumuzda niye bu kadar çok abartılır anlamıyorum. Düğün sözlük anlamı olarak bir olayı kutlamak için yapılan eğlencedir. Yani; hayat arkadaşını bulduğunda eşinle dostunla o kişiyi tanıştırıp bu mutlu olayı kutlamaktır amaç!

Al sevgilini ve bu mutluluğunu paylaşmayı istediğin en yakın çevreni git bir adaya ya da deniz kenarına… orda evlen, eğlen ve dinlen gel!  Bir taşla üç kuş vur yani:)

Hatta üç kuştan çok daha fazlasını…

Birincisi, davetiye derdin yok.

Davetiye seçme derdi yok. Davetiye gönderdim/ unuttum, ulaştı/ ulaşmadı derdi yok:)

Samimi olmadığın insanları zoraki çağırma derdin yok!

Aman o kırılmasın, yok bu darılmasın diye düşünüp bir ordu nikah şahidi seçme derdin yok!

Tanıdık- tanımadık onlarca kişiyi eğlendirmek zorunda kalmayacaksın, en yakınlarınla eğlenirsin!

Türkiye bu; yoluna, havasına, köprüsüne, meydanına güven olmaz! yol kapanır, eylem olur, miting olur düğününe geç kalırsın ( Şahsen bizde yollar kapandı salona en geç biz teşrif ettik, ben evet diyemeden nikah merasimi bitti:)

Kalabalık düğünlerin bir diğer dezavantajı da düğün sahipleri bütün gece her şeyi kontrol altında tutmak zorundadır. Bu yüzden gece de en az eğlenenler genelde onlardır. İki tarafa eşit ilgi dağılımından öpülmedik yanak, sıkılmadık el bırakmamaya, poz verilmeyen tek bir davetli kalmamasına kadar her şeyden sorumlulardır. Bu gece de yapılan en ufak bir ihmal/hata tüm evlilik hayatına mal olur alimallah:)

Şehir ya da ülke dışında evlenmenin en büyük avantajlarından biri de; manzaralı bir yer tercih ederseniz çok güzel düğün fotoğraflarınız olur… Fotograf işini de halletmiş olursunuz. 3-5 günde kalıp dinlenirsiniz balayı da aradan çıkmış olur!

Konsolosluğa yakın bir yerde konaklarsanız nikahınıza yürüyerek gider gelin arabası süslemesi, hazırlaması, trafik gibi zımbırtılardan da kurtulursunuz.

Peki ben bunları niye yazdım? Biz bu fikirlerle çıkmıştık yola:) Bizim bir hayalimiz vardı:)

Ama…

Ben anneanne ve babaannenin ilk torunu, ailenin biricik kızı olarak düğünsüz evlensem eş –dost ne derdi aaaaaaa!!!

Eşim, ailenin en büyüğü, son bekarı olduğundan onun ailesi de onla düğün dükkanını kapatacaktı:)

Kısacası ailelerdeki stratejik konumumuz nedeniyle bu hayalimizi gerçekleştiremedik:)

Tüm detayları yazdım, biz yapamadık şansı olanlar siz yapın! Evlenin, eğlenin…Kendinizi de eşinizi-dostunuzu da yormayın:):):)

posted under Genel | No Comments »

Türkiye kan gölü…

Ağustos5

Bugün ilk kez bir şehit cenazesine şahit oldum. Gözlerimle görünce acıyı daha da derin hissettim. Televizyondan izlemekle, sosyal medyadan takip edip ahhh vahh demekle olmuyormuş. Acılı aileyi görünce tam tabiriyle içim parçalandı… Üstünden saatler geçmesine rağmen toparlayamadım kendimi.

Gördüğüm karelerde en çok canımı yakan ise, çevrenin duyarsızlığı görmek oldu!

Cenaze için nöbet tutan polisin ağacın altına uzanıp telefonuyla oynadığını görmek oldu!

Caminin önünden pervasızca telaşla yürüyüp şehidimize bir Fatiha okumadan geçen insanları görmek oldu!

Gencecik bir aslan bizlerin güvenliği/huzuru için oradayken şehit düştü fakat cenazesi için bir süreliğine yolun kapanmasına şikayet eden insanlar oldu!

Bu manzaraları gördüğümden beri biz nasıl böyle duyarsız bir toplum haline geldik diye düşünüyorum, yanı başımızda bir cenaze varken hem de şehit cenazesi varken, görmezden gelip hayatımıza devam eder olduk:(

Eee armut dibine düşer; suçu başta aramak lazım!

Türkiye kan gölüne dönerken, ülkenin Cumhurbaşkanı hala koalisyona yanaşmayıp erken seçim pazarlığı yapıyor.

Başbakanı ise her gün TV’ye çıkıp  “Sabrımızı test etmesinler” demekle yetiniyor.

22 eve ateş düştü 22 ananın canı yandı. Ülkenin sabrı taştı, Davutoğlu’nun sabrı hala test aşamasında!

Bu nasıl bir hükümet? Nasıl bir yönetim anlayışı? Nasıl bir siyasettir yaa?

Aslan gibi askerlerimiz bu ülke için kan akıtıyorlar ama bu ülkenin Meclisi tatil!!!

Terör için göstermelik bir kere toplandılar güya onda da kavga dövüş, hakaretler sonuca bağlanmadan konu kapandı tatile çıktılar.

Olan ateş düşen yüreklere oldu…

14 günde 22 şehit!!!

Bu hükümetle, bu sorumsuzlukla bu aymazlıkla maalesef daha çok anneler ağlar:(

posted under Genel | No Comments »

Takvim

Ağustos 2015
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  
My Great Web page
HTML hit counter - Quick-counter.net