Duygu Ersen Resmi Web Sayfası

The Official Web Page

Şimdiki Zamanda Anne-Baba Olmak

Haziran29

Anneannemi yakınen tanıyan herkes onun öğütlerinden nasibini almıştır. Bekarsan evlenmelisin ( ve her daim yuvanda yapıcı olmalısın) evliysen çocuk doğurmalısın, çocuğun varsa ona mutlaka kardeş (tercihen kardeşler) yapmalısın. İnsan hayatının amacının bu olduğunu savunur şartlar ve konumlar ne olursa olsun! Anneanneme göre biz gençler bu yörüngeyi çok geç takip ediyoruz:)
Şimdiki hayat şartlarını kendi zamanlarıyla kıyasladığında, şartlar bu kadar kolaylaşmışken biz gençlerin geç evlenip, geç anne/baba olmamızın nedenini anlayamamaktan şikayetçi…
Öyle ki anneannemin benim şu an ki yaşımın (32) sadece 8 yaş fazlasında (40) anneanne olduğunu göz önüne alırsak şartlar baya değişmiş gerçekten! Bu değişiklikler iyi mi yoksa kötü mü orası tartışılır işte…
Şu an hayatımızı kolaylaştıran elektronik aletlerin hiçbiri yokken, rahmetli babaannem tek bakıcıyla ikizli/tekli dört erkek çocuk büyüttüm derdi hep…
Anneannem ise çalıştığı halde hiçbir yardımcısı olmadan, birbirine göz kulak olarak büyüyen üç evlat yetiştirmiş.
Anneannemde, rahmetli babaannemde “şimdiki şartlar bizim zamanımızda olsaydı ohooo daha kaç tane büyütürdük, ne var ki çocuk büyütmekte” diyorlar.
Kulağa şartlar kolaylaşmış gibi geliyor olsa da pratikte durum pekte göründüğü gibi değil aslında! Hatta tam tersini söylemek pekte yanlış sayılmaz!
Şimdilerde çocuk için kaygı hamilelik sürecinde başlıyor. Organik gıda yönünden sizler gibi şanslı olmadığımız için ihtiyacımız olan vitaminleri bir avuç ilaçla alıyoruz. Hatta daha da öncesini düşünürsek doğal yolla hamile kalmak ya da sorunsuz hamilelikler yaşamak neredeyse imkansız denebilecek kadar az… Bu zorlu süreçte yol gösterecek/ rehberlik edecek doğru doktoru bulmak bile başlı başına bir mesele!
Çalışan anneler için doğum sonrası hemen başlıyor sıkıntı. Eskisi gibi, çocukların tek bir evde büyüdüğü kalabalık aile yaşamları artık yok. Çalışan anne babalardan oluşan çekirdek ailelerde büyüyor çocuklar. Çocuk istismarının bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde çocuğu bin bir mülakat ve referansla alınan bakıcıya bile için rahat olarak bırakamıyorsun. Evin her yerine kamera döşetip işteyken bile aklın evde gözün kamerada yaşıyorsun.
Çocukların oyun oynaması sizin zamanınızdaki kadar kolay değil artık maalesef… Ne oyun oynayabilecekleri bir avluları ne de oyun kurabilecekleri yaşıt komşu çocukları var etrafta. Bahçeli evlerde oturuluyor olsa bile komşuya güvenip ahbap olmak, çocuklarını kaynaştırmak çok zor bu dönemde. Oyuncak almak desen ayrı bir bilinç gerektiriyor:)
Okul seçiminin eski zamanlarla hiç alakası yok. Eskiden okul seçmek diye bir şey yoktu; evine/ adresine en yakın olan okuldu çocuğunun okulu… Şimdiyse akademik ve fiziki koşulları uygun, aklına/mantığına/ ideolojine ve bütçene uygun okulu bulmak durumundasın.
Eğitim sadece doğru okulu bulmakla da kalmıyor; her ne kadar çocuğumu yarış atı gibi yetiştirmeyeceğim desende çocuğunu günün şartlarına göre donatmak zorundasın. Çocuğunu sanat, spor, teknoloji alanında desteklemek zorundasın; çünkü modern hayat bunu gerektiriyor.
Tüm bu yoğunluğun içinde, büyüklerimizin kolaylık diye tabir ettiği aslında zehir saçan hazır yiyeceklerden deterjanlara kadar paketli olan her şeyden vazgeçip doğala dönme çabasındayız elimizden geldiğince!
Birde ülkenin içinde bulunduğu durum var; içler acısı olan! Geleceğe her geçen gün daha çok kaygıyla baktıran…
Velhasıl kelam; niye bu kadar geç ve genelde tek çocuk doğurduğumuzu şimdi anladınız mı değerli büyüklerimiz…

 

posted under Genel | No Comments »

Hamilelik

Haziran4

Hamile kalmayı isteyen, düşünen kadınlar hamilelikle ilgili anlatılan hiçbir şehir efsanesine inanmayın. Bu süreci her kadın farklı yaşıyor.
Anlatılanların aksine, hamilelik kadın hayatının en güzel, en kolay dönemi bence…
Hamilelikten önce/ hamileliğin en başında duyduğum şehir efsanelerine göre, hamile olduğunu öğrendiğim andan itibaren damacana gibi durduğum yerde 9 ay yuvarlanacağım sanıyordum.
Tam tersine kadın hayatının en kolay, en güzel, en rahat dönemiymiş;) Nasıl güzel olmasın ya, herkes etrafında pervane oluyor. Hayatını kolaylaştırmak/yardımcı olmak için herkes seferber oluyor adeta:) Eşiniz, aileniz, iş arkadaşlarınız herkes sizin yükünüzü hafifletmeye çalışıyor.
En önemli ve en güzel tarafı ise; sınırsız yemek yiyebiliyorsun ve kimse iştahınla ve kilonla dalga geçemiyor:) Sırf bu nedenle bile kadınlığın altın çağı denilebilir. Hayatınızın başka hangi döneminde tanıdık/ tanımadık herkes yediğini sizle paylaşmak ister? En iyi pişirdiği yemeği tatmanız için ısrar eder?
Bir anda ortamın en değerlisi oluyorsunuz:) Gidilecek yerler, oturulacak yerler, oturulacak süreler, yenecek şeyler her şey size göre ayarlanıyor.
Baş ucunuza yiyecek bir şeyler koyup vicdan azabı çekmeden yediğiniz yegane dönem:)
Duygu durumunu sorgulayan yok, bas nazı kaprisi… Ben hiç naz yapamadım, naz yapılacak bir şey bulamadım süreç zaten yeterince şımartıcı! Hamile adaylarına şiddetle tavsiye ederim yapabildiğiniz kadar naz yapın, hamiledir ne yapsa yeridir deyip geçiyorlar…
Aşermek falan yalan!!! Bu durum öyle bir anlatılıyor/ abartılıyor ki hamile kalmadan yemeksepeti’nden hisse alası geliyor insanın.
Ev işine yardım etmeyi kahve yapmaktan ibaret sanan baba adayını çamaşır asıp bulaşık makinası boşaltırken görmek paha biçilemez!
Kasalarda, kuyruklarda öncelik tanınması da bonusu resmen…
Tek kötü yanı var unutkanlık:( unutkanlığımı bile unutacağım için onu da sorun etmiyorum:)
Ben bu altın çağın sonuna geliyorum; tüm hamile adaylarına benim ki kadar kolay, keyifli ve hareketli bir hamilelik diliyorum…

posted under Genel | No Comments »

Takvim

Haziran 2017
P S Ç P C C P
« May   Eyl »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  
My Great Web page
HTML hit counter - Quick-counter.net